2024 All Rights Reserved.

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün, Cumhuriyet’e konuştu: 'Zeytinimizi koruyacağız'

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün, zeytin alanlarının maden alanlarına dönüştürülmesine sert tepki gösterdi. Yapılan uygulamanın tam bir akıl tutulması olduğunu ifade eden Gürün, “Madenler için zeytinlikler ortadan kaldırılmak isteniyor. Yukarıdan padişah fermanı gibi arama ruhsatı veriliyor. Bu vicdansız bir karar, hukuki süreci başlattık” dedi. Muğla’nın gündem başlıklarından biri Rusya-Ukrayna savaşı... Osman Gürün savaşın turizmi olumsuz etkileyeceğini söylüyor ve ekliyor: “Kentimizi hemşehrilerimiz ve misafirlerimiz için hazır hale getiriyoruz. On yıllardır çözülemeyen altyapı sorunlarını Dünya Bankası kredileri ile çözüyoruz...” 

Sayın Gürün, Muğla ayakta... Maden Yönetmeliği’nde yapılan değişikliğe eklenen bir maddeyle zeytin alanlarında enerji için maden aranmasının önü açıldı. Muğla, zeytinin de başkenti... Ne yaptınız bu konuda?

Dünyanın en özel, iddialı, tescillenmiş zeytin yağları bu topraklarda yetişir. Topraklarınızda yetişen ürünler de sizin ve coğrafyanızın özelliğini belirler. Zeytin ağacı zamana meydan okuyan, soğuğa, sıcağa karşı dayanıklı, inatçı asırlık ağaçlardır. Bizlere atalarımızdan miras, evlatlarımıza da bizim mirasımızdır. Öncelikle yine bir gece yarısı alınan bu kararı anlamakta güçlük çekiyorum. Bizler zeytin alanlarımızı korumamız, çoğaltmamız gerektiğini söylerken alınan karar tam bir akıl tutulmasıdır. Türkiye’deki 8 milyon 891 bin 677 dekar olarak belirlenen zeytin alanlarının 1 milyon 12 bin dekar gibi önemli bir kısmı Muğlamızda bulunuyor. Bir tarım kenti olan kentimize tarım arazilerinin yüzde 48.29’u zeytin alanlarıdır. Yani neredeyse tarım alanlarımızın yarısı zeytin ağacıdır. Muğla’da üreticilerimizin zeytinyağları birçok kez dünya birincilikleri aldı. Bir gece yarısı maden yönetmeliğine eklenen elektrik enerjisi üretimi için zeytin alanlarımızın talan edilmesine izin vermeyeceğiz. Muğla’mızın yüzde 65’ine maden arama ruhsatı verenlerle devam eden mücadelemize bir yenisini daha eklediler. Zeytin alanlarını maden aramaya açan yönetmeliğe karşı hukuki mücadele başlatıyoruz. Zeytinimizi madene kurban etmeyeceğiz.

‘MASRAF İKİ KAT ARTTI’

Muğla’nın gündeminde dünyanın gözlerini çevirdiği Rusya-Ukrayna savaşı var... Muğla dünyada bir marka kent olarak turizmin de çekim merkezi. Turizmciler savaş nedeniyle endişeli.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi birçok savaş görmüş, zaferler kazanmış bir başkomutan, devlet adamı “Yurtta barış, dünyada barış” diyor. Sadece barıştan yana taraf olmalıyız...1936’da imzalanan ve ulu önder Atatürk’ün de 100 yıllık bir öngörüsü, dehası olan Montrö sözleşmesinin önemini bir kez daha herkes anladı. Montrö gibi tarihi değerlerimizin bir daha asla tartışmaya açılmayacağını düşünüyorum. Türkiye’nin Karadeniz’e olan iki komşu ülke Rusya ve Ukrayna ile kültürel, tarihi, sosyal, ekonomik bağları çok güçlü. Muğlamızın da iki devletle turizmden tarıma çok önemli ilişkileri var. Örneğin Muğla’yı tercih eden yabancı turist skalasında iki ülke başı çekmektedir. Bu savaştan turizm, tarım ve enerji olmak üzere birçok sektör olumsuz etkilenmeye başladı. Bir canın daha zarar görmeden bu savaşın bitmesini canı gönülden istiyoruz.

Türkiye’nin en ağır sorunu yoksulluk... Enerji ve akaryakıt fiyatlarında olağanüstü artışlarla kriz hızla derinleşti. Yerel yönetimler de enerji zamlarından etkilendi. Belediyelerin hem geliri  azaldı hem de vatandaşın ihtiyacı arttı. Siz neler yapıyorsunuz bu konuda.

Dediğiniz gibi vatandaşlarımızın alım gücü, yaşam kalitesi iyice düştü. Elektrikten akaryakıta hiçbir dönem yaşanmayan zam yağmuru altındayız. Sadece vatandaşlarımız değil onlara hizmet götüren kurum ve kuruluşlar da bu zamlardan olumsuz etkileniyor. Örneğin ulaşım hizmetlerinde vatandaşlarımız kadar bu sektörden ekmek yiyen şoför esnafımızı da düşünmemiz gerekiyor. Bir tarafta geçen yıla göre neredeyse iki katına deposunu dolduran şoför esnafı diğer tarafta sürekli zamlardan sonra aracını çalıştırmaya korkarak toplu taşıma kullanan hemşerilerimiz. İki tarafı da memnun etmek, zamların yansımalarını en az hissetmelerini sağlamak için uğraş veriyoruz.

Tüm kalemlerde masraflarımız iki katına çıktı. Özellikle vatandaşa hizmet veren belediyelerimizin elektrik ve akaryakıt gibi enerji giderlerinde daha önceden talep ettiğimiz gibi KDV ve ÖTV alınmaması gerekiyor. Acil düzenleme yapılmalı ve ekonomik istikrar için adımlar atılmalıdır. Sosyal belediyecilik anlamında hemşerilerimizin bu kara ekonomik tabloda yanlarında olmak için karakış destek paketini hayata geçirdik. 2014 yılından beri sürdürdüğümüz Halkkart hizmetimize ilaveten nakdi ve yakacak yardımlarının yanı sıra öğrencilerimize özel destek paketleri veriyoruz. Belediyemize başvuran ailemizin her bir üyesine şartların elverdiği destekleri sağlamanın ve onların yanında olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

Muğla yaygın yerleşim şekli ile Türkiye’nin en büyük coğrafyalarından birine sahip. Bir uçtan diğerine üç saatte gidiyorsunuz. Her yerleşimin altyapı ihtiyacı var. Başta Bodrum’da olmak üzere birçok yol ve mahalle kazılı... Çalışmalar sürüyor. Kredi ihtiyacınız ile ilgili sorun yaşıyor musunuz? 

2014 yılında Muğla Büyükşehir oldu. O günden bugüne Muğlamıza en fazla yatırım yapan kurum belediyemiz. Birbirinden değerli 13 ilçesi, 569 mahallesi olan ilimizde altyapıya büyük önem veriyoruz. Özellikle dünyanın ve ülkemizin çekim merkezi olan Bodrum’da öz kaynaklarımız ve Dünya Bankası kredileri ile büyük bir altyapı yatırımını hayata geçirdik. Bodrum’un altyapıdan yararlanma oranını yüzde 46’dan yüzde 91’e çıkarıyoruz. Bodrum dışında Fethiye, Datça ilçelerimizde devam eden, Ula ve Kavaklıdere’de tamamlanan altyapı çalışmalarımız var. Kısa bir süre sonra Milas Ören’de de büyük bir yatırımı hayata geçireceğiz.

Muğla’mızın altyapı konusunda eksikliklerini tamamlamak, altyapıda kayıp kaçakları azaltmak, yenilenebilir enerji yatırımları için sağladığımız dış kaynaklı kredi, 2020 Aralık ayından beri Cumhurbaşkanlığı yatırım programına alınmasını bekliyor. 

İl genelinde çok güçlü bir ağı oluşturacak çalışmaların hayata geçmesi için Cumhurbaşkanlığı onayı gerekiyordu.

2022 yılı açıklanan program dahilinde Muğla Büyükşehir Belediyemizin projelerini hazırladığı sadece finansmanının sağlanacağı onay yine Cumhurbaşkanlığından çıkmadı.

Osman Gürün, İzmir Temsilcimiz Tuncay Mollaveisoğlu ile buluştu.

‘VAR GÜCÜMÜZLE ÜRETECEĞİZ’

Muğla bir turizm kenti olmasının yanı sıra tarım kenti... Nüfusun yarıdan fazlası kırsalda yaşıyor. Sizin tarımda Türkiye’ye örnek projeleriniz var. Detayları bu sayfaya sığmaz ama özetler misiniz?

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çok bilinen ve kullanılan sözlerinden “Köylü milletin efendisidir” sözünün tamamı aslında “Üreten köylü milletin efendisidir.” 

Savaştan çıkmış, üretmeyen bir toplumdan kısa sürede tarımda, sanayide güçlü bir devlet yaratan Atatürk’ün büyük öngörüsü “Milli ekonominin temeli tarımdır” iradesidir. 

Günümüzde sürekli geri giden tarımsal üretimi tekrar canlandırmak, topraklarından ümidi kesmiş halkımızın toprağını satmasını engelleyerek toprağında üreterek mutlu olmasını sağlamaya çalışıyoruz.

Muğla bilinenin aksine sadece bir turizm kenti değildir. Dediğiniz gibi, verimli toprakları ile önemli bir tarım kentidir. Kentimizde önce üreten köylümüzün toprağını tanıması, toprağında hangi ürünleri üretebileceği, ne kadar su, gübre kullanması gerektiği gibi temel bilgileri sağlamak için toprağımızın datasını çıkardık. Bunun için toprak, bitki, sulama suyu analiz laboratuvarımızı kurduk. Sadece Muğla’nın değil Türkiye’nin birçok ilinden hatta Kıbrıs ve Azerbaycan’dan da gelen toprakları analiz eden bir laboratuvara sahibiz. Daha sonra Türkiye’nin en kapsamlı Yerel Tohum Merkezi’ni şehrimize kazandırdık. Çünkü milli ekonominin temeli tarım, milli tarımın temeli de yerel tohumdur. Üretimde kadının rolünü artırmak ve üretime kadın eli değmesi için Alım Garantili Çiçek üretimi, kıl keçisi desteği, koku vadisi ve kooperatif desteklemelerini hayata geçirdik. Beni en çok sevindiren ve duygulandıran kıl keçisi desteğimizi alan üreticilerden 27’sinin üniversite mezunu kadınlarımız olmasıydı. Okudukları bölümlerle ilgili iş bulamayan kızlarımız kıl keçisi projemize katılarak bizlere güç verdiler. Üç keçi ile başlayan projede kısa zamanda işlerini büyüten, kendi minik hayvan çiftliğini oluşturan genç girişimci kızlarımız bizleri gururlandırdı. Amacımız tam da buydu. Toprağına sahip çıkan, umutsuz olmayan, emeğiyle üreten, yarınlara inanan tüm üreticilerimiz bilsinler ki arkalarında Büyükşehir’in desteği ve tecrübesi var.

Türkiye’nin, Muğla’mızın zengin, bereketli toprakları var ve biz bu toprakların umutsuz insanları olmayı reddediyor, var gücümüzle üretiyoruz.

‘ATILAN İMZALAR UMUTTUR’

Sayın Başkan son olarak ülke gündemine dair düşüncenizi merak ediyorum. Altı parti bir araya gelerek ortak bir metne imza attılar. İttifakı ve aday tartışmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de uzun bir süredir güven erozyonu yaşanıyor. Güvenin olmadığı yerde umudun yeşermesi de pek mümkün değildir. Kişilere, kurumlara, birbirimize olan güven duygusunu yeniden inşa etmemiz gerekiyor. Siyasi ayrımcılık, söylemler, ötekileştirmelerin yerine aynı masa etrafında toplanabilen, birbirini dinleyen, saygılı, seviyeli birleştiren üsluba ihtiyacımız vardı. Tam da bu noktada belki de bir araya gelmeleri mümkün gözükmeyen ideolojileri, hayat görüşleri farklı altı parti bir araya geldi.

Güçlendirilmiş parlamenter sistem için atılan imzaların hepsi bir umuttur. Yıpranmış, yorulmuş, ötekileştirilmiş belki de umutsuzluğa itilmiş tüm kesimleri kucaklayan bu birliktelik 2023 Türkiyesi’nin Atatürk’ün yolunda kuruluş ayarları ile demokratik temeller üzerine tekrar oturtulmasıdır. Altı partiyi bir araya getiren irade, önümüzdeki seçimlerde Millet İttifakı’nın adayı olarak seçime girecek ve bizlerde umutlu yarınlar, Atatürk’ün yolunda güçlü bir Türkiye için Millet İttifakı adayımızı tüm gücümüzle destekleyeceğiz.